Kuruluş Öykümüz

Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde Türklerin futbol oynamalarına izin verilmezdi. İstibdat yönetiminin zaptiyeleri ve Padişahın jurnalcileri her tarafta kol gezdiği için Fuat HÜSNÜ, Reşat DANYAL ve Mehmet ALI isimli gençlerin 1899’da Kadıköy’de kurduğu SİYAH ÇORAPLILAR kulübü fazla yaşayamamış ve kapatılmıştı. Fakat Türk gençleri bütün baskı ve yasaklara karşın yabancı isimleri altında ve eşgal değiştirerek de olsa futbol oynamaya devam ettiler. Sonuçta bu gençler, yıllar sonra yeniden fırsatını bulduklarında 1907’de, Düyun-u Umumiye memuru Nurizade Ziya SONGÜLEN, Su Şirketi memuru Şevkipaşazade Ayetullah ve Bahriye öğrencisi Samipaşazade Necip OKANER’in öncülüğünde FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ’nü kurdular.

İstanbul’un işgal yıllarında işgalcilere karşı halk saflarında yer aldığı için iki kez kapatılan FENERBAHÇE bugün artık başka bir düzeye geldi. Kuruluşundan bu yana Fenerbahçe sevgisi dalga dalga tüm dünyaya yayılıyor. 1907’de kurulan Fenerbahçe’nin gelişmesini Balkan Savaşı ve 1.Dünya Savaşı bile durduramandı; Fenerbahçe Trakya’dan Avrupa’ya taştı. Kurtuluş Savaşında askeri, lojistik ve psikolojik açından son derece önemli bir işleve sahip olan Fenerbahçe ve Fenerbahçe sevgisi, Cumhuriyet döneminde de büyümeye devam etti.

1. Dünya savaşından sonra Romanya sınırları içinde kalan Türkler de; sevginin zor iş olduğunu, ilgi ve emek isteyeceğini, uğraştıracağını biliyorlardı. 90 yıl uğraştılar sevgili Fenerbahçeleriyle. Ama Fenerbahçe sevgisini büyütmeyi hiç ihmal etmediler. Kah; Cumhuriyet’ten sonra Hamdullah Suphi TANRIÖVER’in Bükreş Büyükelçisi olduğu yıllarda, kültürel işbirliği anlaşmaları kapsamında eğitim için Türkiye’ye gönderilen öğrenciler Fenerbahçe sevgisini Romanya’da büyüten pınar oldu…Kah; Büyükelçilik çalışanları Fenerbahçe tutkusunu suladı ve besledi. Kimi zaman sararmış eski bir gazete küpürü, fener gibi aydınlattı 2. Dünya Savaşının o karanlık gecelerini… Kimi zaman radyodaki kısa bir Fenerbahçe haberi kanarya gibi yırttı sessizliğin sesini…

Zaman su gibi akıp gitti. İlk milli maçımızı oynadığımız Romanya’dan loan NUNWEILLER, Ilie DATCU, SASU Fenerbahçemizde top koştordu. Traian IONESCU, Constantin TEAŞCA teknik direktörümüz oldu. Romen atletler Avrupanın atletizm pistlerinde Fenerbahçe için atladı, koştu, ipi göğüslemesine katkıda bulundu. Romen yüzme hocaları bugün bile çocuklarımıza havuzlarda kulaç attırıyor. 1989’dan sonra Romanya’ya gelen işadamlarımızın ve işçilerimizin gurbet geceleri Fenerbahçe maçları ve sohbetleriyle renklendi. Türklerin sayısının artmasıyla doğru orantılı olarak, Fenerbahçe sevgisi de bir çığ gibi büyüdü, büyütüldü. Sohbetlerde artık Fenerbahçenin Romanya’da örgütlenmesi gerektiği konuşulur olmaya başlandı. Bütün Fenerbahçeliler bulundukları heryerde, bir yandan Romanya’nın zorluklarıyla mücadele ederken, diğer yandan Fenerbahçe sevgisini örgütlü bir güç haline getirme arzusuyla yanıp tutuşuyorlardı. Fakat gel gör ki, hiçkimse birbirini yeterince tanımıyor ve gerekli kıvılcım bir türlü çakılamıyordu.

İşte böylesi olumsuz koşullarda 2001 yılı şubat ayında Bükreş’teki lokantalardan birinde iki Fenerbahçeli söz verdi: Biri bürokratik süreci ve vitrinde durmayı diğeri ise pratik ve örgütlenmeyi üstlenecek, böylece Fenerbahçe sevgisi Romanya’da ete kemiğe büründürülecekti. Fenerbahçe, belki de tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşıyordu. Tam dört yıldır Fenerbahçe şampiyon olamamıştı. Bulunulan ülke Romanya’ydı ve Karadenizin bu yakasında bu sıralar ters rüzgarlar esiyor, sular ters akıyordu. Fakat fırtınalı sulara alışıktı bizimkiler. Üstelik Fenerbahçelilikte söz vermek başka bir şeye benzemezdi. Ve bir kere ki söz çıkmıştı ağızlardan, çaresi yok, her ne pahasına olursa olsun yapılacaktı. Bunda hiç kuşku yoktu. Aksi takdirde, işgal altındaki İstanbul’dan, Fenerbahçe Spor Kulübünün Kurbağalıdere’deki tahta barakasından, kırık-dökük laz takalarıyla Kuvva-i Milliyeye silah ve mühimmat yüklemek, Karadeniz’in o azgın dalgalarına yelken açıp kürek çekmek nasıl açıklanabilirdi?

İşte bu duygularla 28.02.2001’de Fenerbahçe Spor Kulübü ile telefonda görüşüldü, durum özetlendi ve ilk fax çekildi. Dernek kuruluşu ile ilgili prosedür öğrenildi ve doldurulup geri gönderilmek üzere bir form alındı. Artık hiç çaresi yoktu…Fenerbahçe Spor Kulübü, Romanya’daki dernek çalışmasının önünü açmıştı ve iş Romanya’daki Fenerbahçelilere kalıyordu. İlk aşamada Romanya’daki Fenerbahçelilerin bir listesi çıkartıldı. Amaç; Fenerbahçelileri bulundukları yerlerden tek tek çıkartıp, şifreli maç yayınlarının seyredilebildiği lokantaların kısıtlı ortamından kurtarmak, biraraya getirerek kaynaştırmak ve Fenerbahçe sevgisini Romanya’da yaymaktı. Bunun çok da kolay bir iş olmadığı biliniyordu. Çünkü Romanya’daki Türkler arasında birlik kültürü bir türlü geliştirilememiş, aksine değişik zeminlerde sürekli parçalanmalar yaşanmış, neredeyse herkesin sadece kendisine ait, kıymet-i harbiyesi kendinden menkul küçük şatolar, kaleler, paşalıklar vs. oluşmuştu.

Hemen herkes, birbirinin kalbini istemeyerek de olsa incitmiş ve dolayısıyla mesafeli ilişkiler içerisindeydi. Bir güven bunalımı yaşanıyordu. Her şeyi ince eleyip sıkı dokumak gerekiyordu. Çünkü amaç; birbirini daha önce kırmış, darıltmış insanları, sporun dostluk, kardeşlik zemininde yeniden bir araya getirmek, hiç birbirini görmemiş, tanımamış insanları kaynaştırmak, Fenerbahçe’yi Romanya’da, ciddiyeti ve gücü başka hiçbir kurumla kıyaslanamayacak bir düzeye taşımaktı. Bu nedenle, daha önce ismi pek tartışma konusu olmamış 7 kişi belirlendi. Birlikteliğin ilkeleri konusunda fikir birliğine varıldı.

Fenerbahçelilik ruhu herşeyin önünde olacaktı. Hiç kimse, hiç bir şekilde, hiç bir gerekçe ve motivasyonla kendini üstün ve/veya eksik görmeyecekti. Hiçbir ticari politik, dini, ideolojik vs. unsur dernek çalışmalarında etkili olmayacaktı. İlk toplantıdan sonra Kurucu Üye sayısı 12-13’e çıkartıldı.

22.03.2001 tarihinde yapılan toplantıdan sonra Serdar OGHAN’ın başkanlığında kuruluş çalışmalarının sürdürülmesine karar verildi.
27.03.2001 tarihli toplantıda Kurucu Üye sayısı önce 16’ya daha sonra da 21’e çıkartıldı.
28.03.2001’de bu kez 21 Kurucu Üye’nin de tanıtıldığı bir isim listesiyle birlikte Başkan Ahmet Serdar OGHAN, resmi bir yazıyla gerekli izin talebiyle Fenerbahçe Spor Kulübü Genel Sekreterlığine başvurdu.
30.03.2001 tarih, 1945 sayı ve Vedat OLCAY- Genel Sekreter imzalı bir yazı ile Kulüpten derneğin kuruluşuna resmi izin alınmış oldu.
Dernek kuruluşu için Türkiye’dek prosedür tamamlandıktan sonra, Romanya’daki bürokratik prosedür, tüzük çalışması, dernek merkezi arayışları süratle sonuçlandırıldı. Üç arkadaşımızın katılamayışı ve iki arkadaşımızın evrak eksiklikleri nedeniyle 16 Kurucu Üye adına 14.06.2001 tarihinde ilgili Romen makamlara başvuruda bulunuldu.
28.06.2001 tarihli mahkeme kararıyla başvuru kabul edildi ve böylece Romanya Kanunlarına göre ROMANYA FENERBAHÇELİLER DERNEĞİ tüzel kişilik kazanmış oldu.

Romanya Fenerbahçeliler Derneği’nin kuruluş sürecini tarihe küçük bir not düşmek ve Kurucu Üyelerimizi okuyucuya tanıtmak istedik.

Yazar bilir ki, mutlaka unutulanlar vardır. Kaldı ki; hangi tarih bizzatih-i yaşanılanın kendisi olabilir?

Bu güzelliği yaratanlara, besleyip büyütenlere selam olsun.